Değerli Arkadaşlar,

Rektörlük yaptığım 2012-2016 yılları arasında temel amacım, Boğaziçi Üniversitesi kimliğini oluşturan demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve çoğulcu değerlere sahip çıkarken üniversitemizdeki bilimsel ve akademik yetkinlik düzeyini daha da yukarılara çekmek oldu. Bir yandan ülkemizin toplumsal anlamda çalkantılı günlerden geçmesi diğer yandan yüksek öğrenim alanının küresel ölçekte önemli dönüşümler yaşıyor olması bu dönemi daha çetrefilli bir hale getirdi. Yine de en zor ve sıkıntılı zamanlarda dahi kurumsal kimliğimizden taviz vermeden, bizi biz yapan değerlere dayanırken daha da güçlenerek yolumuza devam ettik.

Önümüzdeki dönemde siyasi gündemin daha hafifleyeceğini söylemek zor. Benzer şekilde teknoloji dünyasında ve ekonomik alandaki hızlı değişimlerin, yüksek öğretim alanına damgasını vuran yeniden düzenleme çabalarının kalıcı olacağı görülmektedir. Bütün bu bilinmezlikler içerisinde farkında olmamız gereken en önemli hakikat, içinden geçtiğimiz birçok açıdan zorlu günlerde her zamankinden daha fazla gerçek üniversitelere ihtiyacımız olduğudur. Özgür ve eleştirel düşünceyi baş tacı yapan, akademik özerkliği sahiplenen ve her türlü çeşitliliğiyle evrene ve evrensel bilgiye katkıda bulunma çabası içerisinde olan kurumlar olarak üniversiteler, gelecek umutlarımızın ve daha iyi bir dünya hayallerimizin olmazsa olmazları arasında kalmaya devam etmelidir.

Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Boğaziçi Üniversitesi’nin gerçek ve iyi bir üniversite olmayı sürdürmesi hepimizin ortak sorumluluğudur; bu sorumluluk sadece üniversite camiamıza değil bütün toplumumuza karşıdır. Alanlarında en yetkin bilim insanlarını barındıran bir kamu üniversitesi olarak, farklı toplumsal ihtiyaçlara yanıt oluşturacak teknolojileri, projeleri ve bilimsel eserleri üretmenin temel önceliğimiz olduğunu unutmamalıyız. Bütün bunları yaparken, bilimsel üretkenliğimizin sürdürülebilirliğini sağlamak adına,  her türlü ekonomik ve siyasi güç odağına eşit mesafede ve ilkeli duruş ortak çabamız olmalıdır.

Bugüne kadar üniversitemizde yaptığım idari görevlerde somut hedefleri önüme koyarken benimsediğim ve icraatlarıma yansıtmak istediğim temel bir anlayış var. Bu anlayış, üniversitemizin 150 yıllık geleneğinde var olan, her şeyi öz kaynaklarla yapmaya inanan, yaratıcı gücü çok değerli bulan ve bu gücü kampüslerden başlayarak toplumun tamamına yaymaya çalışan, çalışkan bir ruhtan besleniyor.

Bundan sonra da alan açan, yeni sesleri ve yeni nefesleri coşkuyla selamlayan, dayanışmacı ve mükemmeliyetçi bir anlayışla Boğaziçi Üniversitesi’ni dünyanın en güzide akademik ve bilimsel kurumları arasında tutma çabamıza katkıda bulunmaya devam etmek istiyorum. Daha mutlu ve iyi bir geleceğin umudunu yaşatan bir üniversite ortamını hep birlikte daha da güçlendirerek ileriye taşımak için 2016-2020 yılları Rektörlük görevine adayım.